Boşanma Davası Nasıl Açılır?


Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası nasıl açılır? sorusunun cevabını vermeden önce hangi türde dava açılacağının belirlenmesi gerekir. Bu belirlemeden sonra gerektiğinde hangi hukuksal nedene dayanıldığı boşanma dava dilekçesi içeriğinde belirtilmelidir. Ardından yetkili mahkemeye davacı taraf iki suret dava dilekçesi ve delil ekleri ile başvurarak davasını açabilmektedir.

Boşanma Davası

Türk Hukuku’nda yasal olarak evli çiftlerin artık evliliklerini devam ettiremedikleri takdirde başvurabilecekleri kurum olarak boşanma bulunmaktadır. Boşanmak isteyen çiftler mahkemeye başvurarak şartlarını taşıdıkları takdirde anlaşmalı boşanma davası açma veya taleplerinin birbirleri ile örtüşmedikleri durumlarda çekişmeli boşanma davası açmak için imkanları vardır. Boşanma davasının diğer hukuk davalarından farklı usullerle yürütülmekle birlikte bazı farklılıkları bulunmaktadır.

Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Boşanma davalarında Görevli Mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemelerinin olmadığı yerlerde boşanma davaları, Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde (Aile Mahkemesi sıfatıyla) görülmektedir.

Boşanma davasında Yetkili Mahkeme Türk Medeni Kanunu’na göre;

  • Tarafların davadan önce son 6 ay birlikte oturdukları yer mahkemesi veya ,
  • Taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Boşanmak isteyen tarafların davayı açabilecekleri yer mahkemesi hususunda seçimlik hakları bulunmaktadır.

Boşanma Davasında Yargılama Usulleri

Boşanma davasında yargılama usulü açısından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na ek olarak şu hususlara da dikkat edilmektedir;

  • Vicdani kanaat : Boşanma davasında hakim dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmelidir. Hakim vicdanen kani olmadıkça bunlar ispatlanmış sayılamaz.
  • Yemin yasağı : Hakim boşanma davasında dayanılan olgulara ilişkin tarafların talebi veya kendiliğinden yemin teklifinde bulunamaz.
  • İkrar : Tarafların ikrarda bulunmaları hakimi bağlamaz.
  • Onay : Boşanma davasının fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşılması halinde bu anlaşmalar hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli değildir.
  • Gizlilik : Taraflardan birinin talebi ile hakim duruşmaların gizli yapılmasına karar verebilir.
  • Serbestlik : Hakim sunulan kanıtları serbestçe takdir eder.

Boşanma Davası Türleri

Boşanma davası yukarıda da bahsedildiği üzere anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki türlüdür.

ANLAŞMALI BOŞANMA

Çekişmeli boşanmanın uzun sürmesine rağmen anlaşmalı boşanmanın kısa sürede sonlanması, tarafların ikisinin de evlilik birliğini sonlandırmak istemeleri ve taleplerinin birbirleri ile uyuşmaları vesair sebeplerle anlaşmalı boşanma yaygın olarak Hukukumuzda yer edinmektedir. Boşanmak isteyen çiftlerin birbirleri ile uyumlu talepleri ve gerekli yasal şartların sağlanması durumunda çiftlerin anlaşmalı boşanmaları mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Şartları

Anlaşmalı boşanma davası şartları şunlardır;

  1. Evlliliğin en az 1 yıl sürmesi : Boşanmak isteyen çiftlerin anlaşmalı boşanma yolu ile boşanabilmeleri için evliliklerinin en az 1 yıl sürmeleri gerekmektedir. Bu bir yıllık süre sadece resmi nikahlı geçen evlilik süresini kapsamakta birlikte yaşama, nişanlılık gibi durumları kapsamamaktadır.
  2. Boşanmak amacıyla tarafların mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi : Diğer bir şart olarak kanun boşanmayı talep eden eşlerin mahkemeye birlikte başvurmalarını bir yol olarak öngörmüştür. Taraflar ortak dilekçe verebilerek birlikte boşanma iradelerini gösterebildikleri gibi taraflardan birinin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi (bütün talepleri) ile de anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir. Yahut çekişmeli olarak süren bir boşanma davasında taraflar bunu anlaşmalı boşanma davasına çevirebilirler.
  3. Boşanmayı talep eden eşlerin hakim huzurunda bunu gerçekleştirmeleri : Boşanmak isteyen tarafların ikisini de hakimin dinleyerek rızaları ile boşanmak istediklerine kanaat getirmesi gerekmektedir. Yani taraflardan birinin iradesinin sakatlanmadığına hakimin kanaat getirmesinin ardından boşanma gerçekleşebilecektir. Bunun yolu da hakimin tarafları huzurunda dinlemesi ile gerçekleşecektir.
  4. Hakimin boşanmayı uygun bulması : Hakimin boşanmayı uygun bulması evliliğin mali sonuçları ve çocukların durumunun düzenlenmesini uygun bulmayı içermektedir. Evlilik yalnızca tarafların medeni durumlarını değiştirmekle kalmaz ayrıca evliliğin sonlanmasının oluşturacağı bazı maddi sonuçlar da ortaya çıkar. Bunlar maddi manevi tazminat istenip istenmemesi, iştirak ve yoksulluk nafakası gibi durumlar olacaktır. Ayrıca tarafların çocuğunun bulunması durumunda çocuğun durumunun da belirlenmesi gerekecektir. Çocuğun velayetinin kimde kalacağı, velayeti alamayan tarafın çocukla şahsi münasebetinin ayarlanması gibi düzenlemeleri içermektedir. Anlaşmalı boşanmada bu hususların da düzenlenerek hakimin onayına sunulması ve diğer şartlara ek olarak hakimin bunu uygun bulması da gerekmektedir. Hakimin gerekli gördüğü takdirde bunlar üzerinde değişiklik yapma hakkı da bulunmaktadır. Hakimin yapmış olduğu bu değişiklik taraflarca da onaylanırsa anlaşmalı boşanma gerçekleşebilecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA

Boşanmak isteyen tarafların gerekli yasal şartları sağlayamaması ( evliliğin 1 yıldan kısa sürmüş olması gibi) veya boşanmanın sonuçları konusunda taleplerin birbirleri ile uyuşmaması gibi sebeplerle anlaşmalı boşanamamaları durumunda çekişmeli boşanma imkanları da mevcuttur. Çekişmeli boşanma davasında boşanma nedenleri olarak genel boşanma sebebi ( evlilik birliğinin sarsılması) ve özel boşanma sebepleri mevcuttur.

Belirtmek gerekir ki; özel boşanma nedenlerinden birine dayanılarak açılmış bir boşanma davasında nedenin varlığı kanıtlanırsa hakim boşanmaya hükmetmek zorundadır. Boşanma davası açılırken hem özel boşanma sebepleri hem de genel boşanma nedenine dayanılarak dava açılabilir. Özel boşanma sebeplerinin varlığı ispatlanamadığı takdirde genel boşanma nedenine dayanarak boşanmaya hükmedilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/10328 E. , 2018/2053 K. 15.02.2018 T.
Dava; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, (TMK m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) belirtilen özel boşanma sebepleri ile bu kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle boşanma talebine ilişkindir.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme fiilleri özel boşanma sebebi yanında genel boşanma(TMK m. 166/1) sebebi de oluşturur. Bu durum karşısında kalan eş isterse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, isterse birine veya birkaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir.

Davacı taraf öncelik ile özel boşanma sebeplerine dayanarak boşanma davası açmış olduğu için, ilk olarak özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenecek ve var ise, buna dayanılarak özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmediği durumda, deliller TMK m. 166/1-2 genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilerek bunun sonucuna göre karar verilecektir. Dosyada toplanan delil ve kanıtlar ilk olarak özel boşanma sebepleri çerçevesinde değerlendirilip, sonucunca karar verilmesi gerekir iken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, … oybirliği ile karar verildi.

GENEL BOŞANMA SEBEPLERİ

Özel boşanma sebepleri bulunmayan veya uygulanamayacak durumda olan durumlarda taraflar genel boşanma nedenine dayanarak boşanma davası açabilirler. Ancak böyle bir durumda boşanma nedeni olarak tarafların; ‘’evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede sarsılması’’ gerekmektedir.

Genel boşanma nedenine dayanarak açılan boşanma davasında davayı açan tarafın karşı tarafın kusurunu ispat ederek hakimin boşanma yönünde kanaatini oluşturması gerekmektedir. Yani böyle bir durumda taraflar birbirlerinin kusurları iddia ve ispat ederek hem evlilik birliğinin sarsılmış olduğunu hem de karşı tarafın kusurunu ispat etmelidir. Kusur durumu ise şunda belirleyici olmaktadır: Davayı açan davacı taraf karşı tarafın kendisinden daha kusurlu olduğunu ispat ederse karşı taraf boşanmak istemese de hakim boşanmaya hükmedebilecektir. Ancak davacı karşı tarafın daha kusurlu olduğunu ispat edemezse kendisinin daha kusurlu olduğu karşı tarafça ispatlanırsa ve eğer karşı taraf boşanmak istemiyorsa davası reddedilebilecektir. Yani tarafların boşanmalarına hükmedilmez. Ancak bunun da istisnası şudur ki; evlilik birliğinin devamında davalı taraf ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmaması durumunda yapılan bu itiraz hakkın kötüye kullanılması olarak görülür ve kabul görmez. Tarafların boşanmalarına hükmedilebilir.

Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenilmeyecek derecede sarsılması şeklinde olan genel boşanma nedenine dayanak oluşturan vakıalar iddia edilip ispatlanır ve Mahkemece bunların evlilik birliğini sarsıp sarsmadığı takdir edilir. Taraflar evlilik birliğinin sarsıldığına ilişkin vakıalarını, davaya ilişkin ispat vasıtalarını (nasıl ispat edecekleri), delillerini, taleplerini açıkça belirtmelidir. Mahkemece vakıaların evlilik birliğini sarstığına ve artık ortak hayatın sürdürülemeyeceğine kanaat getirilirse boşanmaya hükmedilecektir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olmasının kanunda sayıldığı bir hal olarak ise şu gösterilebilir. Boşanma nedenlerinden birine dayanarak açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesinin üstünden 3 yıl geçmesine rağmen ortak hayatın ne sebeple olursa olsun yeniden kurulamaması durumunda evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin talebiyle boşanmaya hükmedilebilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.